|
Yediklerim eklem romatizmamı
etkiler mi?
Bazı
çalışmalarda yediklerimizin belirli artrit (eklem
romatizması) türlerini etkilediğine dair kanıtlar
bulunmuştur ancak yediklerimizle romatizma arasında
kesin bir ilişki yoktur. Genel prensip sebze, meyva ve
tahıl ürünleriyle dengelenmiş bir diyet tercih edilmesi
ve şişmanlıktan kaçınılmasıdır. |
 |
Neler
biliyoruz?
Çalışmalar bir çok
romatizma tipi ile diyet arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştur.
Bunlar arasında gut, osteoporoz ve osteoartrit bulunmaktadır.
|
Pürinler ve gut:

Gut hastalığı
vücut dokularında ürik asit kristallerinin birikmesiyle oluşan bir
eklem romatizmasıdır. Diyet ve artrit arasındaki ilişki için de en
güzel örnektir. Hastalıktan korunmak için "pürin"li gıdalardan
(böbrek, ciğer, çikolata gibi) ve alkolden mümkün olduğunca uzak
durulması gerekir. Bu diyet belirli ilaçlarla kombine edildiğinde
hastalığı kontrol altına almak mümkün olur.
Gut hastalığında
ya vücudun ürük asidi atmada sorunu vardır ya da vücutta aşırı ürik
asit yapımı mevcuttur. Ürik asit düzeylerini kontrol altında tutmak
için bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Bununla birlikte sıvı alımı,
ürik asiti artıracak gıda maddelerinin kısıtlı kullanımı, sağlıklı
bir kilo kazanılması ve alkol kullanımının azaltılması tedavide
yardımcı olacaktır. |
Kalsiyum, alkol ve osteoporoz:

Kalsiyum ve alkol
kemiklerin yapısını etkilemektedir. Kalsiyumdan fakir, alkol oranı
yüksek olan diyetler "osteoporoz" adı verilen ve halk arasında kemik
erimesi olarak bilinen, kemiklerde zayıflama halini artırırlar. Buna
bağlı olarak kemiklerde kırıklar oluşabilir. İltihaplı bir romatizma
ve beraberinde kortizon kullanımı da osteoporoz oluşturabilir.
Bu amaçla kalsiyum
değeri yüksek gıdalarla beslenmeli ve vücut D vitamini düzeyi normal
sınırlar içinde tutulmalıdır. Kalsiyum, yeşil lifli sebzeler,
kabuklu deniz ürünleri ve süt ürünlerinde bulunur. D vitamininin en
önemli kaynağı ise güneştir. Özellikle menopoz sonrasında kadınların
kalsiyum ve D vitamini ihtiyaçları karşılanmalıdır. Alkolden uzak
durmak da osteoporoz gelişiminin engellenmesi açısından önem taşır.
|
|
Kilo ve osteoartrit:
Kıkırdakta
hasarla karakterize osteoartrit (kireçlenme, artroz) kilolu
kişilerde daha sık görülür. Eğer şişmansanız, diz ve kalça gibi yük
çeken eklemlerinizde osteoartrit gelişme riski artmıştır. Özellikle
yaşla birlikte sizin için uygun olan ideal kilonuzu korumak çok
önemlidir.
Açlık ya da düşük
kalori / düşük yağlı diyetler: Vücutta bağışıklık sistemi üzerine
olumlu etkileri olabilecek bazı diyetlerin varlığı öne sürülmüştür.
Örneğin kalori-yağ-proteinden fakir bir diyetle tamamlanan açlık
durumunun romatoid artrit bulgularını azalttığı düşünülmektedir.
Ancak açlığın tehlikeleri faydalarından kat ve kat fazla olduğu için
kesinlikle hastaların tek başlarına böyle uygulamalara gitmeleri
önerilmez. |
Yağ asitleri / Balık yağı:
Bazı
romatoid artritli hastalarda uzun süreli "omega-3" yağ asidi içeren
balık yağları ile beslenmeyle eklem tutukluğunda hafif bir düzelme
olduğu bildirilmiştir. Somon gibi bazı balıklarda da bulunan bu yağ
asitleri ile romatoid artritteki inflamasyon yani iltihabın
azaltılabileceği düşünülmüştür. Ancak romatoid artrit tedavisinde
rutin olarak uygulanan bir yöntem değildir.
|
Sağlıklı bir diyet nasıl olmalı?
Yüzden
fazla romatizma türü olduğundan herhangi bir diyetin hepsine iyi
geleceğini söylemek mümkün değildir. Yine de artritli hastaların
çeşitlilik ve denge üzerine kurulmuş diyetleri alması gerektiği
önerilebilir. Ancak özellikle romatizmalı hastalarda iyi beslenme
her zaman çok kolay olmayabilir.
Çünkü artritli
hastalarda eklem şişliği, ağrı ve tutukluğu nedeniyle yemek
hazırlamak sorun olabilir. Bazı artrit ilaçları iştahı azaltabilir,
mide rahatsızlığı yapabilir. Ağrı ve depresyon nedeniyle iştah ve
yeme alışkanlıkları bozulabilir. Bazı ilaçlar ayrıca alınan
gıdaların vücutta kullanımını da etkileyebilir. Bütün bunlara rağmen
sağlıklı bir diyet için çaba sarfedilmelidir.
Sağlıklı bir
diyet için genel kurallar:
1. Diyetinizde her çeşit gıda (unlu besinler, meyva, sebze, süt
ürünleri ve et) bulunmasına özen gösterin ve ilaçlarınızla
etkileşebilenlerden kaçının.
2. Sağlıklı kilonuzu koruyun
3. Yağı ve kolesterolü ölçülü alın
4. Özellikle sebze, meyva ve tahıl ağırlıklı yiyecekler hazırlayın
5. Şekeri ölçülü kullanın
6. Tuz ve sodyumu ölçülü alın
7. Alkolden kaçının
8. Kalsiyum başta olmak üzere günlük mineral ve vitamin ihtiyacınızı
alın.

Artritli hastaların çoğunda yüksek tansiyon ve kalp hastalığı gibi
eşlik eden sağlık sorunları bulunur. Diyette kolesterol ve yağların
azaltılması bu hastalıkların kontrolünü ve önlenmesini
sağlayacaktır.
Meyva, sebze ve
tahıllar hem enerji açısından hem de barsakların düzenli çalışmasına
yardımcı olduklarından çok önemlidir. Önemli bir vitamin-mineral
kaynağı olan bu besinlerin çoğu yağdan fakir, liften zengindir ve
çok faydalıdır.
Şekerler ne kadar
besinlere tat katsa da kalorisi yüksek olduğundan kilo alınmasına
neden olabilir. Diş sağlığı açısından da zararlı etkileri olabilir.
Tuz ise su tutucu
bir maddedir. Özellikle yüksek tansiyonu olan hastalarda
kısıtlanması önerilir.
Artrit
nedeniyle yemek hazırlaması güç olabilir.
Özellikle ağrı,
yorgunluk ve depresyonun yoğun olduğu zamanlarda düzgün beslenme
bozulabilir.
Ancak yiyecek
hazırlarken bazı noktalar göz önünde tutulursa kolaylık
sağlanabilir:
1. Yemek hazırlama
zamanları arasında istirahat edin
2. Mutfakta
çalışırken yorgunluğu engellemek için uygun vücud pozisyonunda durun
3. Mutfağınızı en
uygun şekilde düzenleyin. Örneğin en çok kullanacağınız kap vb.
gereçlerin ulaşılması en kolay yerlere yerleştirin
4. Mümkünse
elektrikli teneke kutu açacakları, elektrikli bıçak, mikrodalga
fırın gibi kullanılması kolay cihazlar edinin.

Besin Piramidi:
Diyetin
düzenlenmesinde kullanılmak üzere bir besin piramidi
geliştirilmiştir. Buna göre yiyeceklerin çoğu alt iki kattan
seçilmelidir. Üstteki katlardan ise mümkün olduğunca az gıda
seçilmelidir. Vücudun ihtiyacı olan her maddeyi almak için tüm besin
gruplarından seçilecek gıdalarla günlük yemekleri hazırlamak
önerilmektedir.
Sonuç olarak, diyet ve eklem romatizmaları arasındaki ilişkiyi
açıklamaya yönelik bir çok çalışma olsa da kanıtlanmış bir veri
yoktur. Tüm hastalara sağlıklı ve dengeli bir beslenme
önerilmektedir. Diyet değişiklikleri ise doktora danışmadan
yapılmamalıdır.
|